0

İLT 3018 – Hadis ve Hadis Metinleri

Share

Ders İçeriği: *
1-Kitab ve Sünnete Bağlılık (el-İ’tisâm bi’l-Kitâb ve’s-Sünne)
2-Hz. Peygamber’i Konu Edinen İlim Dalları
3-Hadis Tenkîdi Kriterleri
4-Ebû Hanîfe ve Hanefîlerin Hadis ve Sünnet Anlayışı (Metin Yiğit)
5-Oryantalistik Hadis Çalışmaları (Fatma Kızıl)
6-Dârülhadisler
7-Hadis ve Çevre Bilinci ( Sanırım vizeye kadar burası kitapta sayfa 168)
8-Hadis Metinleri I
9-Hadis Metinleri II
10-Hadis Metinleri III
11-Hadis Metinleri IV
12-Hadis Metinleri V
13-Hadis ve Hadis Metinleri
14-(Son ders, özet)

* https://ilahiyat.deu.edu.tr/wp-content/uploads/2019/07/DERS-ICERIKLERI-ILITAM.pdf

1-Kitab ve Sünnete Bağlılık (el-İ’tisâm bi’l-Kitâb ve’s-Sünne)

İ’tisâm: Kitab ve Sünnete Bağlanmak/Sarılmak
Bid’at: İ’tisamın zıttıdır.
İktida: Sözlükte, “bir kimseye uymak, yaptığını yapmak, onu örnek almak” anlamına gelen iktidâ, fıkıh terimi olarak cemaatle namaz kılan bir kimsenin imama uyması demektir.
İttiba: Sözlükte “ardınca gitmek, uymak, itaat etmek” anlamındaki teba‘ kökünden türeyen ittibâ‘ aynı mânayı taşır.
Buhari:

  • İ’tisâm konusunu ilk defa sistematik olarak işleyen muhaddis

Önce tevhîd-i kulûb sonra da tevhîd-i ef’âl (önce kalplerin, sonra davranışların birliği) hak dînin en büyük rüknüdür.

Nesâî’nin Sünen’inde İ’tisam bölümü yer almaz.

İslâm ümmeti için kimlik kaybına uğramamanın, sosyal baskılara mağlub olmamanın yolu Kitab ve Sünnete bağlılıktır.

Siyer: Sözlükte “hal, durum, davranış, idare, yol, hareket, yürüme” gibi anlamlara gelen siyer sîret kelimesinin çoğuludur. 

Şemail: Peygamber’in “beşerî” yönünü ele alan bilim dalına denir.

Meğazi: Peygamber’in, diplomatlık yönleri ve savaş anlayışını konu edinen ilim dalıdır.

Delâil: Peygamberlik müessesesini, özellikle Hz. Muhammed’in peygamberliğini ispatlamak amacıyla yazılan eserlerin ortak adı.

Tıbb-ı Nebevî: Hz. Peygamber’in sağlıkla ilgili değerlendirme ve tavsiyeleri, bunlar üzerine oluşan literatür.

Mezhepler Tarihi: Hadis kitaplarının “Kitâbü’l-Fiten” bölümü ilgi alanına girer.

Kitâbü’r-Rikak: Tasavvufla alakalı

“el-Hasâisü’n-Nebeviyye” türü eserler Peygamberimizin Beşer üstü yönüne işaret eder.

Tenkid:

Kıstas:

Sened: Rivayet için kullanılan lafızlarla râvi veya râvileri anarak hadis metnini ilk söyleyenine ulaştırmak, hadis metnini nakleden râvileri rivayet sırasına göre zikredilen metin.

Metin:

  • Merfû: Hz. Peygamber’e nisbet edilen söz ve haber anlamında hadis terimi.
  • Mevkûf: Sahâbenin sözü ve fiili anlamında hadis terimi.
  • Muzdarib: Sened ve metinlerinde çözülemeyen ihtilâflar barındıran hadis.
  • Müdrec: Sened veya metnine, aslında olmayan bir şey ilâve edilen hadis.

MUHTELİT: Râvinin hadis rivayetine ehliyetini yok eden akıl eksikliği ve zayıflığı hali.

👳🏻 Hâkim en-Nîsâbûrî: Hadis usûlü âlimi

  • İllet, çoğunlukla sika râvîlerin hadislerinde olur.

Tahrîc: hadis ilminde üç anlamda kullanılır. 1. Bir hadisi isnadıyla birlikte bir kitaba alıp nakletmek. Bu anlam, daha çok ilk dönem müelliflerinin derledikleri hadislerden kitap oluşturma faaliyetlerini ifade eder. 2. Belirli kitaplardan seçilen hadislerle yeni bir kitap meydana getirmek. 3. Bir eserde Hz. Peygamber’e veya sonraki iki nesle isnad edilen rivayetlerin temel kaynaklardaki yerlerini göstermek, bunların isnad ve sıhhat açısından durumuna işaret etmek.

Teâruz: Sözlükte “karşılaşmak, birbirine ters düşmek, çatışmak, çelişki” anlamlarındaki teâruz, fıkıh usulünde iki eşit hüccetten her birinin diğerinin gereğini (hükmünü) engelleyecek biçimde karşı karşıya gelmesini ifade eder.

Haber-i vâhid: Mütevâtir derecesine ulaşmayan haber. bir veya birkaç kişinin haberi

👳🏻 İsâ b. Ebân: Sistematik Hanefî Usûlü’nün oluşumunda en etkili isimdir.

Yerleşik/sistematik Hanefî Usûlü:

  • Tahrîce dayanmaktadır.

👳🏻 Ebu Hanife:

  • Muhtevâ bakımından âhâd haberler için ileri sürdüğü tek şart, Adem-i şüzûz’dur.
  • Sünnet Kur’ân’ı beyân, takyîd, tahsîs ve teyid eder.

🕌 Nizamiyye Medreseleri: İslâm tarihinde kadrosu, tahsisâtı ve vakıflarıyla kurulan ilk medresedir.

👳🏻 Nureddin Mahmud b. Zengi Dımaşk’ta ilk Dârülhadis adını taşıyan Nûriyye Dârülhadisini inşa ettirmiştir.

Selçuklular Dönemi Dârülhadisleri

Dârülhadislerin yanında iki kuruluş daha dikkati çekmektedir. Biri Dârulkurrâ; diğeri de Hânkâh, Dergâh ve Zâviye adlarıyla anılan eğitim kurumlarıdır. Külliyeler bünyesinde Dârülhadisler ile Hânkâhların birbirinden ayrılmaz iki müessese oldukları görülmektedir.

Hankah: Dervişlerin sohbet ve zikir için toplandıkları, bir süre ikamet ettikleri, bazan inzivaya çekildikleri mekânlar için kullanılan terim.